Şenliğin organizasyonunda öncü rol üstlenen İstanbul Siverek Kültür Bilim ve Sanat Derneği Başkanı Halil Yoğunlu, yaptığı konuşmada kaybolmaya yüz tutan şire ve kerge geleneğinin yeniden hatırlatılmasının önemine dikkat çekti. Siverek’i İstanbul gibi metropol bir kentte temsil etmek ve kentin kültürel değerlerini tanıtmak amacıyla çeşitli çalışmalar yürüttüklerini belirten Yoğunlu, dernek yönetimiyle birlikte gelenek ve göreneklerin yaşatılması için etkinlikler düzenlemeye devam edeceklerini ifade etti.

“Kaybolmaya yüz tutmuş şire ve kerge şenliğimize hepiniz hoş geldiniz. Siverek’i metropol şehirde temsil ve tanıtma adına ben ve yönetim kurulu üyelerimiz, yapmış olduğumuz tanıtım etkinlikleriyle gelenek ve göreneklerimizi tanıtma adına elimizden geleni yapmaya devam ediyoruz. Bugün de Siverek sevgimi ve bağlılığımı ifade etmenin gururunu ve mutluluğunu yaşayarak şire ve kerge şenliğimizi gerçekleştiriyoruz.”

Bin Kişilik Şire ve Kerge Bulamacı İkram Edildi
Etkinlik kapsamında hazırlanan şire ve kerge bulamacı vatandaşlara ikram edildi. Yaklaşık bin kişiye yetecek miktarda hazırlanan yöresel ürünün şenlik alanına gelen vatandaşların tadımına sunulmasıyla meydanda hareketlilik yaşandı. Şenlik programı, Siverek Belediyesi özel sıra gecesi ekibinin müzikleriyle de renklenirken, geleneksel lezzetlerin müzik ve kültürle bir araya geldiği bir atmosfer oluşturuldu. Organizasyona katkı sunanlara teşekkür eden Halil Yoğunlu, bu tür etkinliklerle Siverek’e ait unutulmaya yüz tutmuş değerlerin yeniden gündeme taşınmasını amaçladıklarını belirtti.

Siverek'te Kerge Kültürünün Geçmişi
Siverek’te şire ve kerge geleneğinin geçmişi, kentin bağcılık kültürüyle yakından ilişkilendiriliyor. Anlatımlara göre 1980 yılına kadar bağcılık Siverek’te önemli geçim kaynaklarından biri olurken, özellikle şire üzümü yetiştirilen bağlar büyük ilgi görüyordu. Kentteki bağların yaklaşık 100 yıllık bir geçmişe sahip olduğu aktarılırken, büyüklerden dinlenen anlatılarda bağlarda yetiştirilen üzümlerden çeşitli ürünlerin hazırlandığı ve geçmiş dönemlerde mağaraların mahzen olarak kullanıldığı ifade ediliyor. Kerge zamanı geldiğinde ise aileler kendi avlularında ya da bağlarında hazırlık yapıyor, komşuluk ilişkileri içerisinde yapılan ikramlar ve ortak çalışmalar günlük yaşamın önemli bir parçasını oluşturuyordu.

Komşuluk Kültürünü Yaşatan Gelenek
