Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesinde meydana gelen 5,4 büyüklüğündeki deprem çevre il ve ilçelerde de hissedildi. Depremin ardından Prof. Dr. Süleyman Pampal ve Prof. Dr. Osman Bektaş, bölgedeki fay hatları ve deprem riskiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesinde meydana gelen 5,4 büyüklüğündeki deprem, kent merkezi başta olmak üzere çevre il ve ilçelerde de hissedildi. Depremde can kaybı ve yıkım yaşanmazken, bölgede yaşanan sarsıntının ardından deprem uzmanlarının değerlendirmeleri gündeme geldi.
Prof. Dr. Süleyman Pampal ve Prof. Dr. Osman Bektaş, CNN TÜRK’e yaptıkları açıklamalarda Şanlıurfa ve çevresindeki fayların durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Pampal: Bu tür depremler bölgede bekleniyor
Prof. Dr. Süleyman Pampal, Şanlıurfa’da meydana gelen depremin bölge açısından sürpriz olmadığını belirterek, benzer büyüklükteki depremlerin bölgede meydana gelebileceğini söyledi.
Pampal, bölgedeki yapı stokuna dikkat çekerek özellikle kırsal alanlarda bazı yapıların depremden etkilenebileceğini ifade etti.
Depremin ardından yaşanan paniğe de değinen Pampal, vatandaşların içinde bulundukları yapıların depreme dayanıklılığı konusunda endişe yaşadığını belirtti. Pampal, yapıların depreme dayanıklı hale getirilmesinin ve vatandaşların deprem konusunda bilinçlendirilmesinin önemine dikkat çekti.
Bozova Fayı için dikkat çeken açıklama
Prof. Dr. Süleyman Pampal, Şanlıurfa’nın Bozova ilçesi ve Atatürk Barajı çevresindeki fay yapısına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
Pampal, geçmişte Atatürk Barajı’nın yer seçimi sırasında yapılan çalışmalarda aktif fay tespit edildiğini belirterek, bu nedenle baraj yerinin değiştirildiğini ifade etti.
Pampal, Bozova Fayı’nın büyük deprem üretme potansiyeline sahip aktif bir fay olduğunu söyledi.
Uzman, Şanlıurfa’daki son depremin ardından 6 Şubat 2023 depremlerine benzer büyüklükte bir deprem beklenmemesi gerektiğini de ifade etti.
“Bölge sismik bakımdan aktif”
Pampal, bölgede daha büyük depremlerin meydana gelme ihtimalinin tamamen göz ardı edilemeyeceğini ancak bunun zamanının önceden bilinmesinin mümkün olmadığını söyledi.
Şanlıurfa ve çevresinin sismik açıdan aktif bir bölge olduğunu belirten Pampal, Türkiye’nin farklı fay sistemlerinin ve levha sınırlarının etkisinde bulunduğunu vurguladı.
Pampal ayrıca, deprem sırasında panik nedeniyle yaşanabilecek yaralanmalara karşı vatandaşların bilinçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Osman Bektaş: Bölgedeki faylar stresten etkilendi
Prof. Dr. Osman Bektaş ise 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki faylarda oluşan stres değişimlerine dikkat çekti.
Bektaş, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından bölgedeki fayların stres yüklerinden etkilendiğini belirterek, Diyarbakır ve Şanlıurfa çevresinin de bu süreçten etkilenen bölgeler arasında bulunduğunu söyledi.
Bektaş, Arap Levhası’nın hareketinin devam ettiğini ve 2023 depremlerinin etkilerinin de sürdüğünü ifade etti.
“Büyük bir depremin habercisi değil”
Şanlıurfa’da meydana gelen 5,4 büyüklüğündeki depremin daha büyük bir depremin habercisi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Bektaş, yaşanan sarsıntının orta büyüklükte ve sığ bir deprem olduğunu söyledi.
Bektaş, Türkiye’nin farklı bölgelerinde bu büyüklükte depremlerin meydana gelmesinin olağan olduğunu belirterek, 5 büyüklüğündeki bir depremin ardından mutlaka daha büyük bir deprem geleceği şeklinde bir değerlendirme yapılamayacağını ifade etti.
“Panik değil, deprem bilinci ve hazırlık”
Bektaş, bölgedeki yapı stokunun istenilen düzeyde olmadığını ancak son depremin yıkıcı nitelikte olmadığını belirtti.
2018 Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği’ne göre yapılan binalar konusunda değerlendirmede bulunan Bektaş, vatandaşların panik yapmaması gerektiğini söyledi.
Bektaş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda ise Türkiye’nin tamamının deprem tehlikesi taşıyan bir ülke olduğunu belirterek, “Panik değil; deprem bilinci, sağlam yapı ve hazırlık en doğru yaklaşımımız olmalıdır” ifadelerini kullandı.
Uzmanların açıklamalarında, Şanlıurfa ve çevresindeki fayların deprem üretme potansiyeline sahip olduğu vurgulanırken, meydana gelen 5,4 büyüklüğündeki depremin tek başına daha büyük bir depremin habercisi olarak değerlendirilmemesi gerektiği belirtildi.