Şanlıurfa’da meydana gelen 5,4 büyüklüğündeki depremin ardından gözler kentteki yapı ve zemin koşullarına çevrildi. Deprem Uzmanı Prof. Dr. Ali Koçak, özellikle alüvyon zemin üzerinde bulunan bölgelerde deprem sırasında yaşanabilecek zemin davranışlarına dikkat çekti.
Karaköprü merkezli 5,4 büyüklüğündeki sarsıntı, Şanlıurfa ve çevre illerde de hissedilirken kentte kısa süreli paniğe neden oldu. Depremin ardından uzmanların bölgenin jeolojik yapısına ilişkin değerlendirmeleri gündeme geldi.
Deprem Büyüklüğü Tek Başına Belirleyici Değil
Prof. Dr. Ali Koçak, 5,4 büyüklüğündeki depremin tek başına değerlendirildiğinde yüksek büyüklükte ve yıkıcı nitelikte bir deprem olmadığını belirtti. Ancak geçmişte bölgede yaşanan büyük depremlerin toplumdaki endişeyi artırdığını ifade etti.
Koçak, deprem tehlikesinin değerlendirilmesinde yalnızca depremin büyüklüğüne bakılmaması gerektiğine dikkat çekti.
Alüvyon Alanlara Dikkat Çekti
Şanlıurfa’da zemin yapısının bölgeden bölgeye değişiklik gösterdiğini belirten Koçak, kentin yüksek kesimlerinde daha sert zeminlerin bulunduğunu, bazı bölgelerde ise alüvyon zeminlerin öne çıktığını söyledi.
Birecik, Ceylanpınar ve Harran Ovası ile nehir çevresindeki alüvyon alanların farklı zemin özelliklerine sahip olduğunu belirten Koçak, bu durumun deprem sırasında yapıların maruz kalabileceği sarsıntıyı etkileyebileceğini ifade etti.
Zemin Büyütmesi ve Sıvılaşma Riski
Prof. Dr. Koçak, alüvyon zeminlerde kayma dalgası hızının düşük olabildiğine işaret ederek, bu tür zeminlerin deprem dalgalarının davranışını değiştirebildiğini belirtti.
Uzman, özellikle alüvyon bölgelerde zemin büyütmesi ve sıvılaşma gibi etkilerin görülebileceği uyarısında bulundu.
Koçak’ın değerlendirmesi, Şanlıurfa’da deprem riskinin ele alınmasında zemin özelliklerinin ve yapıların dayanıklılığının birlikte değerlendirilmesinin önemini bir kez daha gündeme getirdi.